e-Duruşma Uygulamasında Beş Yılın Bilançosu
Video konferansla duruşma, pandemiyle hızlanan bir zorunluluktan yargının kalıcı bileşenine dönüştü. Avukatlar ve akademisyenler uygulamanın güçlü ve zayıf yönlerini değerlendiriyor.
Avukatın İzmir'deki ofisinden Erzurum'daki duruşmaya katılması, bir zamanlar yalnızca zaman ve maliyet hesabıyla tartışılan bir hayaldi. Bugün rutin bir işlem. e-Duruşma uygulaması, Türk yargı teknolojisinin son on yıldaki en görünür yeniliklerinden biri olarak beş yılı geride bıraktı.
Kazanımlar: erişim ve verimlilik
En somut kazanım, coğrafi engelin ortadan kalkması. Şehir dışı duruşmalar için harcanan yol süresi ve maliyet, özellikle çok sayıda dosyayı yöneten ofisler için ciddi bir kalemdi. Uygulama ayrıca duruşmaların planlanan saatte başlaması yönünde dolaylı bir disiplin de üretti: video bağlantısı randevu saatine bağlı çalışıyor.
Tanık ve bilirkişi dinlemelerinde de esneklik arttı. Yurt dışında bulunan tanıkların dinlenmesi gibi eskiden aylar süren işlemler, uygun hukuki çerçeve kurulduğunda günler içinde tamamlanabiliyor.
Sınırlar ve eleştiriler
Eleştirilerin başında duruşmanın doğrudanlığı ilkesi geliyor. Tanık beyanının değerlendirilmesinde beden dili ve ortam gözleminin ekran üzerinden ne ölçüde mümkün olduğu, usul hukukçularının tartıştığı bir konu. İkinci eleştiri hattı teknik: bağlantı kalitesindeki dalgalanmalar ve ses sorunları, özellikle yoğun adliyelerde duruşma akışını aksatabiliyor.
“e-Duruşma bir ikame değil, bir seçenek olarak en değerli halinde. Hangi duruşmanın yüz yüze yapılması gerektiğine dair ölçütlerin netleşmesi gerekiyor.”
Gelecek adımlar
Uygulamanın olgunlaşma yönü iki başlıkta toplanıyor. İlki altyapı: görüntü ve ses kalitesinin standartlaştırılması, duruşma salonu donanımlarının yenilenmesi. İkincisi usul çerçevesi: hangi işlemlerin çevrimiçi yapılabileceğine dair kriterlerin içtihat ve mevzuatla netleşmesi. Konuşmaların otomatik metne dönüştürülmesi gibi tamamlayıcı teknolojiler ise pilotlarla test ediliyor.
Genel Yayın Yönetmeni
On yılı aşkın süredir teknoloji ve hukuk kesişimini takip ediyor. Legal Tech Türkiye'nin kurucu ekibinde yer alıyor ve yapay zeka ile yargı teknolojileri alanlarında yazıyor.